Buika - No habrá nadie en el mundo

2011-10-22 17:40:00

      Concha Buika - No habrá nadie en el mundo   Concha Buika'nın Nina de Fuego albümünden     desde que el agua es libre libre entre manantiales, vive jazmines han llorado yo no comprendo como en tus ojos niña solo hay desierto hermosa era la tarde cuando entre los olivos, nadie vio como yo a ti te quise como te quiero hoy los olivos duermen y yo no duermo no habrá nadie en el mundo que cure la herida que dejó tu orgullo yo no comprendo que tú me lastimes con todo, con todo el amor que me diste pa´ cuando tú volvieras pensé cantarte coplas viejas de esas que hablan de amores y de sufrimiento. cuando tú vuelvas niña te como a besos y volaremos alto dónde las nubes van despacio despacio va mi boca sobre tu cuerpo tan lento que seguro se para el tiempo.     Buika no habrá nadie en el mundo ... Devamı

Mustafa Kemal Atatürk: YAKIN ORAYI!

2011-10-22 12:08:00

    145 şehidimiz var efendim. R.Tayyip: Bekleyecegiz. Sabrımız gerçekten taştı ama bekleyeceğiz. - Menemen'de Kubilay şehit oldu Paşa'm. Mustafa Kemal ATATÜRK: YAKIN ORAYI !   Annemin kokusunu duymazsam ölürüm diyordunuz sayın başbakan. Annelerde evlatlarının kokusunu duymayınca ölüyorlar. Bugün kaç anneyi öldürdünüz? .. Can DÜNDAR   SANİYE ANAYI KAYBETTİK Çorum'lu Şehidimiz Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın annesi Saniye Aslan yaşadığı acıya dayanamayarak vefat etmiştir... Allah rahmet eylesin.   Analar ''al bağlamışlar''dı doğduklarında onlar... Aynalı beşikte belemişler, besleyip ''has oğlum'' diyerek büyütmüşlerdi onları... Kınalar yakarak asker eylemişlerdi vakti geldiğinde... Ne hayalleri vardı onlar için... olmadı...''Bir şey olur diye bisiklete bile bindirmedikleri'' oğulları al bayrağa sarılı tabutlar içinde dönüyorlar... Kor ataş düştü yüreklerine... sönmez artık o yürekteki yangın, deryaların suyu da gelse... yanar da yanar.. Vedat Celal ALP     Cudi Dağı'nda fotoğrafının çekildiğini gören bir Mehmetçik'in, “Lütfen, beni çekmezseniz sevinirim. Çünkü, annem beni Erzurum’da asker sanıyor. Ben buraya kendi isteğiyle gelenlerdenim.” şeklindeki sözleri gazetecileri duygulandırdı..     Yeşermiyor hiçbir şey ağladıkça, Ne toprağımız, Ne günümüz, Ne kendimiz... ... Ağladıkça hiçbir şey olmuyor işte... ÇÜNKÜ, Öksüz bebekler bilirler: Ağlamak faydasızdır.... .... Eski Defterlerimden..   alıntı ... Devamı

Ağlama Anne

2011-10-22 11:56:00

  Ağlama Anne - Selda BAĞCAN Devamı

Çalab'ım bir şâr yaratmış

2011-10-18 15:32:00

Gitar Konçertosu - Rodrigo Rodrigo'nun Gitar Konçertosu      Çalab'ım bir şâr yaratmış  Sevdiğim şehri anlatan bir kitap okumayı ne çok isterdim. Bitmese bu kitap cümleleri, resim olsa, renk ve ışık olsa Duyguları ve hatıraları anlatsa uzun uzadıya… Sonra îmân ve aşk olsa kompozisyonda ve bin yılları özetleyen taşlarına dokunabilsem harflerince   Şehir bir lîsandır… Asırlar boyu uzak yakın vatanlardan derlenmiş Süzülerek mânâ imbiklerinden nazeninler diline düşen İçindeyken fark edilmez de güzelliği Uzaklaşınca ağlanır bir kelimeye hasret Bir ayağı elvedanın kıskacındaki gurbetlerde sarılı   Katlanarak akan duru bir su olunca zaman Kendi denizine çeker kürekleri şehir Eski kalyonların uğradığı limanlarda dizi dizi lôdoslar bekler Ve sonsuzluk isteyen bütün arzular Bir kadırganın peşi sıra gider…   Sardunyalar ölürken balkonlarda Gizemli akşamlarda yitirilir âsûde  düşünceler Bir güvercin kanadı kaldırır sisini ufukların           Ve yağmurlar ıslatır ezilmiş caddeleri Şehir size atanız olduğunu hissettirerek gelir      Şehir destandır bazen, Ve bazen aşk...   Ya korkular ya arzular meydana getirir şehri Ve rezm ile bezm arasında nefes alır daima Akışkan tarihin epik ve lirik sayfaları okunur yüzlerinden Şehir sakinleriyle konuşur Sakinler konuşurken şehri Güzellemeden ziyade mersiye yazılır alınlarına Üstü açık zindana teşbih eder şairler sevgilisiz şehirleri Şehir bir muammadır çözüldükçe yeniler sırrını Bizim doğduğumuz şehirlerin her bur... Devamı

Grip olan bu yazıyı okumasın!

2011-10-16 16:26:00
Grip olan bu yazıyı okumasın! |  görsel 1

  Muhittin Akbel Bencemuhittin.akbel@dogangazetecilik.com.tr 15 Ekim 2011                         Gripli olan bu yazıyı okumasın!              Soğuk espri sezonunu kapatıyorum. Yanlış okumadınız, titreden esprilere kış nedeniyle ara veriyorum. Çünkü dostlarım, özellikle de sevgili kızım, kışın geldiğini, havaların iyiden iyiye soğuduğunu, bu yüzden artık karşımdaki insanları donduracak esprilerden uzak durmamı söylüyor. Zaten Hamdi ağabeye (Türkmen) de söz verdim. Gazetede sağlıklı kimse kalmayacak diye endişe ediyor! Sezonu kapatırken, izninizle zuladakileri sizlerle paylaşayım. Söz, ilkbahar gelmeden sizi üşütecek, titretecek espri yapmayacağım! Aman dikkat! Eğer gripliyseniz, bu yazıyı sakın okumayın!   - Yangın dolabını açmışlar, sonra n’olmuş? - Yang, kendisinden habersiz dolabın açılmasına çok bozulmuş!   - Erkek ata ne denir? - Bayat! Almanya’da Almanlar yaşıyorsa Sakarya’da sakarlar mı yaşar?   - Sevgilim, file çorap aldım. - File niye alıyorsun? Kendine alsaydın ya!   Taşıma suyla değirmen dönmez! Çünkü Taşımasu, bir Japaon kızıdır.   Peki, Taşımasu, annesinden nasıl su ister? Mataramasuko!   Bankacı fil hapse girmiş. Çünkü bankayı hortumlamış!   - Fransız İhtilâli neye karşı yapılmıştır? - Sabaha karşı!   -Adam kitap okurken ölmüş. Neden? -Satırbaşına gelmiş de ondan!   Eğer hâlâ titreme nöbetine girmediyseniz, okumaya devam edin lütfen!   -Küçük su birikintisine ne denir? -Sucuk! Mercedes namaz kılmıyo ama Renault Clio. ... Devamı

Yangın Var

2011-10-13 16:44:00
Yangın Var |  görsel 1

  Aslı mı? Belki. Odalık mı? Asla! Ne Matisse'den ne de Çırağan Sarayından! Bir sobaydı Allah tarafından o deli hatun Upuzun saçlarıyla bir demir-döküm... Yaktıkça kendini nefsinle nefesimle Yandıkça duşistandan düşürdüğüm odun Isınırdı oda, ısınırdı ev, ısınırdı acun O da, ben de, yan yana ve yana yana Sevişerek ölmeyi öğrendik sonunda Ondan şimdi böyle ortalık duman Baksana Bahar'lar yağıyor üstümüze ağaçlardan Aslı varsa onun Ki kerem edin ki var O sobaysa Ben de ona yangınım yangın Can YÜCEL - Yangın Var Devamı

Nası diyoğ siz Turklear ih liibe dih

2011-10-07 16:55:00

Nası diyoğ siz Turklear ih liibe dih Yılmaz Özdil Değerli eşim Almanya doğumlu olduğu için, Almanya mevzularına normalden fazla ilgili olabilirim... Ancak, Almanya’yla hiç ilgisi olmasa bile, ortalama zekâya sahip her Türk vatandaşı şu soruyu sorabilir herhalde: Bu Almanlar bizim belediyelere niye para veriyor kardeşim? 06/10/2011 - 09:19 Değerli eşim Almanya doğumlu olduğu için, Almanya mevzularına normalden fazla ilgili olabilirim... Ancak, Almanya’yla hiç ilgisi olmasa bile, ortalama zekâya sahip her Türk vatandaşı şu soruyu sorabilir herhalde: Bu Almanlar bizim belediyelere niye para veriyor kardeşim? * Çünkü hepimiz biliriz ki... Almanlar, bırak el âlemi, kendi evladına bile zırnık koklatmaz. * E bu durumda... Hans sabahın köründe kalkıp işe gidecek, Helga gece yarılarına kadar çalışacak, vergi ödeyecek, Alman devleti bu vergileri toplayacak, bize verecek, öyle mi? * Buna inanan sığır varsa... Başka köşe yazısına geçsin. İnanmayan, devam etsin. * İsmi lazım değil, bi şehrimize atıksu arıtma tesisi yapıldı, krediyi Alman yatırım bankası KfW verd... Devamı

Öğrendim - Mevlâna

2011-10-02 16:48:00
Öğrendim - Mevlâna |  görsel 1

Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla... Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim... Öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu... Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğendim. Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi... Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin, güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.   Tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu... Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim..    Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatmak gerektiğini öğrendim. Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. Sonra da ekmeği hakça dağıtmanın, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim    Okumayı öğrendim. Sonra kendime yazıyı öğrettim... Ve bir süre sonra, yazı kendimi öğretti bana.    Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi... Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi.   Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta... Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım . Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğini öğrendim.      Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim. Namusun önemini öğrendim... Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu, gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek o... Devamı

Üstüme Varma İstanbul

2011-09-30 14:38:00

  Üstüme Varma İstanbul - Atilla Atasoy      Sana geldim, içim ümitlerle dolu Beni sarhoş etme İstanbul, ne olur Bir gün ben de eririm caddelerinde Çürür kemiklerim adım unutulur Yine sen kalırsın dipdiri, sımsıcak Göğün bulutların, denizlerin kalır Oynama İstanbul, benimle oynama Bir gün öldürür beni bu dert, bu kahır Ezilmiş ellerimin arasında başım Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış İşte gelip kapılarına dayanmışım Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim Beni sarhoş etme, başım dönüyor Üstüme varma İstanbul, kederliyim. Ümit Yaşar OĞUZCAN              ... Devamı

Nostalji Potpori

2011-09-29 19:25:00

Nostalji Potpori   Ayşe Mine – Demek ki Öyle Gönül Turgut  - Aşkı Sende Buldum Rana Alagöz - Koş Bakalım Peşimden Ayla Algan - Gönlümdeki Saraya Mehmet Taneri  - Bir Zamanlar Atilla Atasoy – Sitem Tülay Özer – Büklüm Büklüm Cem Karaca – Namus Belası Barış Manço – Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Melike Demirağ – Ninni Sezen Aksu – Gölge Etme   Nostaljik Türk Pop müziği, potpori 70'li yıllar Türk Pop  ... Devamı

Verdi in Venice

2011-09-24 16:12:00

  Verdi in Venice   Verdi - Traviata http://missbaykus.blogcu.com/rulo-pasta/11040623           ... Devamı

Suda bittim, suda yittim...

2011-09-19 18:16:00

            Suda bittim          Nereye baksam hangi tarafa aksam          Su küllerinden yeniden dirilen          Ve bana kendimi gösteren bir ayna          Suyun yüzünde yüzüyorum kana-kana Ve kanayarak içiyorum kendi suretimi suya baka-baka Su ki alev-alev yanan gönle derviş ibriğinden bir damla Su ki semâvî bir dönüş Ve can ipliğini bir ırmak gibi toprağa bağlayan sonsuzluk halka Suda bittim Suda yittim ben Ben ağlayarak kendi suyunda doğan Ve yine gözyaşıyla kendini boğan Bir nilüfer sedası Ben vahdet denizinde kendi suyunu arayan bir kesret damlası Biraz yağmur sonrası Belki bir tutam Sonbahar havası Bulutların gözyaşıyla çoğalan bir inci deryası Bir tutam yakarış baştan uca arınış bir nebze kaçış Suyun topraktan havadan ve ateşten inzivası Bir müridin testisinde çoğalan bereket rahmet muhabbet Bir yudum çile sevdası ve yine su Su bataklıkta yapraklarını gökyüzüne açan bir nilüferin en saf en berrak ve en tabii duası      Suda bittim Suda yittim ben Bir nilüfer gibi göl yasında yitip gitmenin diğer adı su Her zaman ırmak gibi çay gibi akıp gitmenin değil Bazen bir göl gibi durağan kalmanın susmanın lâl olmanın diğer adı Tadı damağında kalmışken mutluluk Bir çırpıda hüzün suya dalmanın Bir ebru teknesinde gül dallı fırçanın ve toprak boyanın ruhuna dokunmanın ya da Bir abdest sonrasında bedeninden damla-damla dökülürken günahlar Yahut bir iftar sofrasında ilk... Devamı

Gözlerin İstanbul Oluyor Birden

2011-09-19 18:12:00

                        Gözlerin İstanbul Oluyor Birden  Seninle bir yağmur başlıyor iplik-iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden. Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım Şiirlerim rüzgârdır uzak dağlardan esen Durgun sular gibi azalacağım Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen. Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince Yalnız gözlerime bak diyeceksin. Ellerim usulca ellerine değince Kaybolup gideceksin Bir elim seni çizecek bütün pencerelere Bir elim seni silecek. Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere Senin için yeni baştan can kesilecek. Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde Sonra seni kaybetmek hemen her yerde Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak Yapayalnız kalmak iskelelerde. Seninle bir yağmur başlıyor iplik-iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden Yavuz Bülent BAKİLER                                        ... Devamı

Gizli Bir Aşkın Adı: Süveydâ - 2

2011-09-19 16:01:00

    Gizli Bir Aşkın Adı: Süveydâ - 2   “Ne zaman yağmur yağsa, bir yaprak kımıldasa; senelerdir Süveydâm hep seni hatırlarım. Rüzgârlar kulağıma bir şarkı fısıldasa; o aşka dâvet yüklü sesini hatırlarım..” Süveydâm! Gözlerin ki , gün doğarken saklanmakta geç kalmış bir çift yıldızın, koyu lacivert bir atlasa düşmüş olan, nâdide bir elmas ışıltısıyla parıldaması gibi pırıl pırıl ışık saçıyor. Sonra senin münevver bir zambak aydınlığıyla parlayan dudaklarının kımıldamasını tahayyül ederek, bana bir şeyler fısıldadığını hissediyorum. Anlıyor musun hâlimden Süveydâm..anlıyor musun? Bitmeyecek , benim sana olan vâdiler dolusu bu sevdâm..      Süveydâm! Aşk adına söylenen her kelime, her hece, her harf senin o eşsiz güzelliğini ancak tasvir edebilir. Senin güzelliğin sevdâ kaneviçesine nakşedilen en müstesnâ desendir. Seher vakti esen rüzgârın elleriyle taranan saçlarının âhengi ve ışıltısı, nasıl da benziyor gecenin ruhuna hayat veren yıldızların âhenk ve ışıltısına… Kirpiklerinin her kıpırdaması , tıpkı gece mavisinde ışık saçan Sirus yıldızının gökyüzüne ışık saçması gibi, tenevvür eder gökyüzünü ve gözlerinin nûruna bürünür bütün bir gökyüzü. Ve bil ki Süveydâm, gözyaşımla suladığım o gül yanağın, merhamet okutur gülistana.. Tebessüm et Süveydâm! Tebessüm ne de çok yakışır sana.. Tebessüm et ki, yüzünde gülistandakinden daha müstesnâ güller açılsın.. O güllerin dikeni ki, değil bülbül ya da ağyârın, benim ellerimi ve yüreğimi kanats... Devamı