Yandan Çarklı

2012-07-19 12:53:00

   Yandan Çarklı O ki, altın günlerinde fiskos masasındaki sohbetlere tanıktır. O ki, akşam yemeğinden sonra anneannemin yanı başındadır. O ki, sınava çalışan öğrenciyi sıcak yatağı yerine masa başına oturtandır. O ki, bir erkeğin sevdiği kız istemeye gittiğinde giriş cümlesi için kapıdan girmesi beklenendir. O ki, kahvehanelerde hararetli sohbetleri sessizce izleyendir. Bu yardım severliği yanında bazen hayatın sıkıntıları karşısında yüreği kabarır. İçi temizdir aslında; kim bakarsa derinine kendinden bir şeyler bulur. Sıcakkanlıdır herkese, biraz da kavruktur... Eğer çok kızgınsa kabarır, taşar. Eğer sabretmeyip aceleci davranırsanız yakar sizi. Yalnız şekeri pek sever, yedi mi hemen yumuşar, tadı yerine gelir. Yanınızda şeker yoksa burar insanın içini. Kısmeti ondan sorarlar, yolun uzunu ondan görünür. Yaşını sorarsanız, hayli geçkincedir söylenmez. Aslen Afrikalıdır, Etiyopya’nın bizim kullandığımız adıyla Habeşistan’ın yüksek yaylalarında yetişmiş kendisi. Çocukluğunda pek nazlıymış; daha gencecik taze bir fidanken hep ilgilenilsin, kendine bakılsın istermiş. Sıcağı çok sever ama sürekli güneşte duramazmış, yayladaki serin iklimi beğenir de rüzgâr esmesin istermiş. Nemli havadan hoşlanırmış ama çok nem olunca da hastalanırmış. Bu kadar nazik bir bünyeye sahip olunca, kendini hem rüzgârdan hem güneşten koruyan ulu ağaçlar gibi bir anneye ihtiyaç duyarmış. Memleketinde sevilirmiş çünkü insanların hastalıklarına deva da olmuş. Sonrasında Yemen’e gitmiş ve oralarda da tanınmış, ünlenmiş. Hal böyle olunca ünü dilden dile dolaşmış. Anadolu’dan, Avrupa’ya geçmiş oradan Hollanda, Fransa, Brezilya, Kolombiya gibi daha nice ülkeleri gezmiş görmüş. Gittiği her bölgenin havasında ... Devamı

Her canlının "acı çekmeme" hakkı vardır...

2012-06-02 16:34:07

  Her canlının ACI ÇEKMEME hakkı vardır der insanoğlu ama aslında her türlü eziyeti, türcülüğü çeşitli bahanelerle uygular diğer canlılar üzerinde. Ve bu toplumsal ikiyüzlülüğe hep beraber ortak oluruz, farkında olmadan, bilmediğimiz için. KiMiN UMRUNDA? “Kimin umrunda, farelerle sıçanların aslında sevgi dolu hayvanlar olduğu? Aralarında sıkı dostluklar kurdukları? Zeki ve yaratıcı oldukları? Mutlu olduklarında kıkırdadıkları? Kimin umrunda, farelerle sıçanların, tıpkı kediler ve köpekler gibi, çok iyi anneler oldukları, yavruları için kendilerini feda etmekten çekinmedikleri? Deneylerde kullanılmak üzere daracık kafeslere tıkıldıklarında yalnızlık çekiyorlar, korkuyorlar, depresyona giriyorlar. Tıpkı insanlar ve diğer bütün hayvanlar gibi farelerle sıçanlar da acıyı hissediyor. Tüm dünyada, hayvan deneylerinin yüzde 90’ı fareler üzerinde yapılıyor. Bu da milyonlarcasının kesilip, deşilerek, acı verici operasyonlara maruz kaldıkları anlamına geliyor. Ve tabii ki uyuşturulmadan. Genellikle iyileştirilmeleri için çaba harcanmıyor, pislik içindeki kafeslerde ölüme terkediliyorlar. O kadar önemsiz kabul ediliyorlar ki hemen hiçbir ülkede onlar koruyan bir yasa yok. Onları öldürmek, işkence yapmak suç değil. Ama kimin umurunda?” Bu metin PETA’nın bir spotundan. Her ne kadar “İyi bir amaç uğruna” diye kendimizi ikna etsek de, hayvan deneyleri, zalimliğin en gelişmiş hali. İnsanın sağlıklı kalmasının başka bir yolu olmalı... Bu dünyadaki ‘her şey’ gerçekten insanlar için mi? http://www.youtube.com/atch?v=B6cgZEmUlSA alıntı ... Devamı

O kadar mutluyum ki, utanıyorum...

2012-06-02 15:30:35

 Ballade Pour Adeline - Richard Clayderman   O kadar mutluyum ki, utanıyorum'    Voltaire Fransız düşünürü Voltaire (1694-1778), neredeyse bütün hayatı boyunca  ya hastaydı ya hastalık hastası. 41 yaşında bir arkadaşına yazdığı mektupta 'gene' hastalandığından   şikâyet etti ve 'Birkaç yıllık ömrüm kaldı' dedi. Voltaire, bu mektubu bitirdikten 43 yıl sonra öldü. Her Allah'ın günü bir şeyin kanser yaptığı veya kansere iyi geldiğinin açıklandığı bir dünyada yaşıyoruz. Sıska, sıkı ve sağlıklı yaşamak neredeyse din haline geldi. Voltaire, kolesterol, trigliserit, AIDS ve kuş gribinin bilinmediği çağların adamıdır. Bir şeyleri doğru yapmış olmalıydı ki, insanların genellikle kırkına gelmeden öldüğü on sekizinci yüzyılda, 84 yaşına kadar yaşadı ve bir daha kalkmamak üzere yatağa düşünceye kadar aktif bir hayat sürdü. Voltaire'in uzun ömrünün sırrı NE olabilir? Uzun yıllar düşünür için sekreter ve uşak karışımı bir şey olan Sebastien Longcahmps, Voltaire'in hep 'İnsanın sağlığı tamamen kendi ellerindedir' dediğini yazdı. 'Bunun üç temel ayağı var derdi: ayıklık, her şeyde ölçülü olmak ve hafif egzersiz yapmak. Kaza dışında, insanın başına gelen bütün hastalıklarda bizi sağlıklı halimize iade etmeye uğraşan doğaya yardımcı olmak yeter. İnsan aşağı yukarı her zaman diyetinde sıkı olmalı, uygun ve sürekli sıvı almalı ve hep basit şeyler yemelidir. Yanında bulunduğum süre içinde onu hep bunları yapar gördüm.' Uzun ömrün sırrı Bunlar büyük bir sır değil aslında. Her şeyde ölçülü olmak aklı başında her insanın uyguladığı bir prensip... Devamı

Einstein ve Şoförü

2012-01-06 16:53:00

Einstein ve Şoförü   Ustaya başarının sırrını sormuşlar. “İki kelime”demiş. Nedir? “Doğru kararlar” Sürekli doğru kararları nasıl alıyorsun? “Tek kelime” O nedir? “Tecrübe” İyi de ustam, tecrübe denen şeyin sırrı ne? “Yanlış kararlar” Devamı

Sonbahar Senfonisi

2011-11-15 00:36:00
Sonbahar Senfonisi |  görsel 1

                                                    ... Devamı

Bayram karikatür ve kartları

2011-11-07 14:04:00
Bayram karikatür ve kartları |  görsel 1

  Dünyaca ünlü aylık gezi ve kültür dergisi National Geographic'in Türkiye yayınında kapak konusu yapılarak, "Trajediden Kutsala; Kurban" başlığıyla işlenen haberin kapak fotoğrafı için binlerce fotoğraf arasından İzmir'li foto muhabiri Emre Tazegül'ün fotoğrafı tercih edildi.                        ... Devamı

Suda bittim, suda yittim...

2011-09-19 18:16:00

            Suda bittim          Nereye baksam hangi tarafa aksam          Su küllerinden yeniden dirilen          Ve bana kendimi gösteren bir ayna          Suyun yüzünde yüzüyorum kana-kana Ve kanayarak içiyorum kendi suretimi suya baka-baka Su ki alev-alev yanan gönle derviş ibriğinden bir damla Su ki semâvî bir dönüş Ve can ipliğini bir ırmak gibi toprağa bağlayan sonsuzluk halka Suda bittim Suda yittim ben Ben ağlayarak kendi suyunda doğan Ve yine gözyaşıyla kendini boğan Bir nilüfer sedası Ben vahdet denizinde kendi suyunu arayan bir kesret damlası Biraz yağmur sonrası Belki bir tutam Sonbahar havası Bulutların gözyaşıyla çoğalan bir inci deryası Bir tutam yakarış baştan uca arınış bir nebze kaçış Suyun topraktan havadan ve ateşten inzivası Bir müridin testisinde çoğalan bereket rahmet muhabbet Bir yudum çile sevdası ve yine su Su bataklıkta yapraklarını gökyüzüne açan bir nilüferin en saf en berrak ve en tabii duası      Suda bittim Suda yittim ben Bir nilüfer gibi göl yasında yitip gitmenin diğer adı su Her zaman ırmak gibi çay gibi akıp gitmenin değil Bazen bir göl gibi durağan kalmanın susmanın lâl olmanın diğer adı Tadı damağında kalmışken mutluluk Bir çırpıda hüzün suya dalmanın Bir ebru teknesinde gül dallı fırçanın ve toprak boyanın ruhuna dokunmanın ya da Bir abdest sonrasında bedeninden damla-damla dökülürken günahlar Yahut bir iftar sofrasında ilk... Devamı

Sevgi

2011-08-28 06:15:00

  İstanbul'da Sulanîyegâh Sirto     Sevgi kâinatın mayasında vardır. Her şey sevgi ile açar. Toprağın bağrına düşen tohum sevgi güneşiyle filizlenir. Sevgi hayat suyumuzdur, kurumuş dudaklarımıza can katar. Sînesini açan anne sevgiyle kucaklar yavrusunu, sevgi emer, sevgi soluklar yavru, sonra gülücükler gönderir çevreye. Sevgi hoş gösterir her şeyi. İnsanca bakmanın ilk durağıdır sevgi. Cânânı arzulama, candan vazgeçme hâlidir sevgi. "Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun" fikrinin reftareleşmesidir sevgi. "Güzel görme, güzel düşünme" idealinin kanaviçeleşmesi; renk renk her şeye hayat üfleme hassasiyetidir. Gözyaşıdır bazen sevgi. Anlatılamayanı boncuk-boncuk hâl diliyle izhar etme keyfiyeti: "Sevgiden bakırlar altınlaşır, sevgiden dertler şifa bulur. Sevgiden tortular saflaşır, sevgiden ölüler dirilir, şahlar kul olur." "Sevmek güzelleştirmektir." der, Anatola France. İnsanı sevebilmek oradan bütün varlığa öteler ötesinde gelen bir soluğun neşvesiyle bakabilmek. "Yaratığı severiz, Yaratandan ötürü" felsefesini hayat düsturu yapmak. "Levlake" sırrının ifşası olan sultanı hatırlama, O'na esselâm diyebilme nüansı. Kalplere hükmeden varlığı duyma, hissetme, halef olma mükellefiyetiyle her şeye kucak açma tavrı. Tolstoy "Kim severse Allah'a yaklaşır, Allah da ona yaklaşır. Çünkü O sevgiyi yaratandır." müjdesini verir. İbnî Hazm ise Güvercin Gerdanlığı'nı sevgi retoriğine göre verir: "İnsanın en büyük mutluluğu sevebilmesidir. Sonsuzluk içinde yalnız sevgi hayata mânâ verir. İnsan sevebilmeli ve sevilebilmelidir. İnsan derin ve b&uum... Devamı

Muhallebili Kadayıf

2011-08-26 12:44:00

Sigara içen kedi   Bud Light Jet Nikâh Kıyımı :) http://apps.facebook.com/akillivideo/video/145691/Bud-Light-Jet-Nikah-Kiyimi.aspx  İnsanı insan yapan, merhametidir.                         Muhallebili Kadayıf, aldığı bütün övgüleri hakeden bir tatlı. Kurban bayramı için de baklavaya alternatif olabilir diye düşünüyorum. Tarif, Portakal ağacından. Tek püfü yenileceği gün yapılması, ertesi güne kalırsa kadayıflar yumuşuyor. Aslında yumuşak da güzel ama kadayıfı çıtır çıtır yemesi daha zevkli :) Tavsiyem; denenmesi gereken tariflerden. Muhallebili Kadayıf; Malzemeler:   300gr kadayıf 6 yemek kaşığı toz şeker 5 yemek kaşığı tereyağı 1,5 su bardağı doğranmış ceviz   Muhallebinin Malzemeleri:   1kg süt 4 yemek kaşığı un 2 yemek kaşığı mısır nişastası 2 türk kahvesi fincanı toz şeker 1 yumurta 1 paket vanilya 1 paket krema--200 ml.--   Kadayıfın Yapılışı:   1 Kadayıfı derin dondurucuda 1 saat bekletin. Dondurucudan alıp ufalar gibi kırın ve tencereye koyun. 2 İçine yağı, şekeri lave edip orta harlı ateşte sürekli karıştırarak kavurun. Pembe hale gelince cevizi ekleyin. Ateşten alıp soğutun. Muahllebinin Yapılışı: 1  Krema hariç tüm malzemeyi muhallebi gibi pişirip soğutun. Soğuduktan sonra içine kremayı ekleyip mikserle karıştırın. 2  Kadayıfın yarısını büyük dikdörtgen borcama serin. Üzerine muhallebiyi yayın. Kalan kadayıfı da serin. 3  Buzdolabında 1-2 saat bekletip öyle servis yapın.     alıntı alıntı            ... Devamı

Konuğunun sesine gülen spiker

2011-08-17 18:11:00

  Konuğunun sesine gülen spiker Devamı

Yaşama dair özlü sözler....

2011-07-21 11:15:00

    Bütün gün oturup kadın ne ister diye düşünüp felsefe geliştireceğinize, kadını anlamaya çalışacağınıza, sadece yüreğinizle sevmeyi deneyin… hâlâ yerindeyse!  “Kadınları mutlu etmenin 20 yolu” diye bir sürü gereksiz haber çıkıyor. Tek madde açıklıyorum: Dürüst olun yeter. Aşk sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe insanlar da onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler. Karşımda canımlı cicimli konuşanların çok yapmacık olduğunu, küfürlü konuşanların ise samimi ve sıcakkanlı olduğunu düşünen biriyim.    Yu Yumurtanı sahanda mı yersin yoksa deplasmanda mı? Topluma lüzumsuz bilgiler verirseniz, lüzumsuz bir kalabalık oluşur. E. Fromm   Belki hiçbir şey yolunda gitmedi; ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi. Che Guevara   Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olur. Che Guevara Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır. Confucius    Ben dostlarımı hiç satmadım! Çünkü; ya beş para etmez çıktılar ya da paha biçilemez…   Akşam yemeğini düşmanına ver. Japon atasözü   ~♥~..кiмi zaмaη qiтмєSiηi вiLєćєкSiη...aякaηa вaкмadaη...кiмi zaмaη da σηu Sєωdiqiηi SöγLєγєćєкSiη.....qєÇ кaLмadaη.....~♥~.. İnsanların yaşları onları aşktan koruyamaz ama aşk insanları bir noktaya kadar yaşlılıktan korur. Jeanne Moreau    Gönül yarasından sakınmak gerekir, çünkü onun cihanda merhemi yoktur. Elinden geliyorsa gönül yıkma, çün... Devamı

Etme - Hz. Mevlâna

2011-06-27 16:58:00

                   Bir gönlü mü kırdın; ağlamalısın. Hele özür dilemesini bilmiyorsan; senden dost olmaz... Senden yâren olmaz... Ya incittiğin, kırdığın gönlü ALLAH seviyorsa, Resûlullah (S.A.V) seviyorsa, hatta arz-ü semâ dahi seviyorsa! Nereden bileceksin, bilmiyorsun. Bilseydin ödün kopardı dokunmaktan...   "Mevlâna Celâleddin RUMİ"                       Mevlâna, Şems ile Konya'da buluştuğu zaman tamamıyla kemâle ermiş bir şahsiyetti. Şems, Mevlâna'ya ayna oldu. Mevlâna, Şems'in aynasında gördüğü kendi eşsiz güzelliğine hayran oldu. Diğer bir ifadeyle Mevlâna, gönlündeki Allah aşkını Şems'te yaşattı. Mevlâna'nın Şems'e olan sevgisi, Allah'a olan aşkının ölçüsüdür. Çünkü Mevlâna, Şems'te Allah cemâlinin parlak tecellilerini görüyordu. Mevlâna açılmak üzere olan bir güldü. Şems ona bir nesim oldu. Mevlâna bir aşk şarabı idi, Şems ona kadeh oldu. Mevlâna zaten büyüktü, Şems onda bir gidiş, bir neşve değişikliği yaptı. Mevlâna ile Şems üzerine söz tükenmez. Son söz olarak şöyle söyleyelim,Şems Mevlâna ateşledi,ama karşısında öyle bir volkan tutuştu ki,alevleri içinde kendi de yandı. Şems Tebrizi Hazretleri'nin Konya'dan Ayrılışı   Şems ile buluşan Mevlâna, artık vaktini Şems'in sohbetlerine hasretmiş, Şems'in nurlarına gömülüp gitmiş,artık bambaşka bir aleme girmişti.Şems'in cazibesinden yana-yana d&oum... Devamı

Umut ve Umutsuzluk

2011-06-24 13:40:00

                                                                                UMUT                                                UMUTSUZLUK                                      Umut ve umutsuzluk umut, umutsuzluk karikatürü ... Devamı

Bu Adam Benim Babam...

2011-06-18 17:23:00

            "...Benim babam mert adamdı Mangal gibi yüreği Yufka gibi kalbi vardı Hayatım boyunca o'na özendim Fedakârdı Bir dikili ağacı olmadı belki Ama kendisi Onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı..."                   Bu Adam Benim BABAM - Fatih KISAPARMAK       Bu adam benim babam Sekiz köşe kasketiyle Omuzunda sekosuyla hey! Cebinde yok parası Bafra'dır cigarası Yüreğindedir yarası Altı çocuk büyütmüş Bir işçi maaşıyla Bu adam benim babam hey! Ağlama benim babam Ağlama naçar babam Kara gün geçer babam hey! Bir kapıyı kapayan Gene açar babam Ağlama benim babam hey! Ağlama mazlum babam Ağlama naçar babam Kara gün geçer babam hey! Bir kapıyı kapayan Gene açar babam Allah büyük babam hey! Bu adam benim babam Derdi dağlardan büyük Çaresiz (biçare) , beli bükük hey! Bir gün olsun gülmemiş Rahat nedir bilmemiş Göz yaşını silmemiş Bir lokma ekmek için Kimseye eğilmemiş Bu adam benim babam hey! Benim babam mert adamdı Mangal gibi yüreği Yufka gibi kalbi vardı Hayatım boyunca o'na özendim Fedakârdı Bir dikili ağacı olmadı belki Ama kendisi Onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı Üstümdeki kol kanat Sırtımı yasladığım dağ gibiydi Ben babamın oğluyum Tepeden tırnağa Anadolu'yum...    Bu Adam Benim BABAM - Fatih KISAPARMAK          Babalar Günü Kutlu Olsun...             Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra Pazar sabahı kalktığında b&uum... Devamı