Gecenin öteki yüzü

2012-08-16 19:10:00

  “Hey bre Karacaahmet, kara mezarlık. Sana gelmiyorum işte. Var mı bir diyeceğin?  Yorgo'nun meyhanesine gidiyorum, daha çok beklersin çook!  Değerli sanatçımız Müşfik KENTER'e Allah'tan rahmet dilerim. Devamı

Hayatta huzur bulmak

2012-08-14 16:03:00
Hayatta huzur bulmak |  görsel 1

 Bir gün bir kral, halkı tarafından sevilen bir kral huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar. Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir. Resimlerden birisinde sükûnetli bir göl vardır.   Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyorlardı. Resme kim baktı ise onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu. Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşek çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu. Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu. ... harika bir huzur ve sükûn örneği.     Ödülü kim kazandı dersiniz. Tabii ki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi:   -Huzur hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükûn bulabilmesidir.    Bob Ross resimlerinden alıntıdır... TRT'de eskiden resi... Devamı

Monalisa, MonaRıza

2012-08-14 00:13:00
Monalisa, MonaRıza |  görsel 1

Monalisa       Çok mu merak ettiniz? :))         Monalisa    ÇMonarıza Devamı

Sorma Hocam

2012-08-12 18:44:00
Sorma Hocam |  görsel 1

        Sorma Hocam Bana sual sorma, cevap müşküldür, Her sırrı ben sana açamam hocam. Hakkın hazinesi darı değildir, Cami avlusunda saçamam hocam. Kayd-i âhiretle düşmem mihnete, Ben burda memurum şimdi hizmete, Hayvan otlatırken gidip cennete, Sana hülle donu biçemem hocam. Miracı anlatma, eşek değilim, Bildiğin kadar da melek değilim, Günahkâr insanım, ördek değilim, Bu ağır gövdeyle uçamam hocam. Halka korku verme velvele salıp, Dünya ve âhiret bu köhne kalıp, Ben softa değilim cübbemi alıp, İmaret imaret göçemem hocam. Ölümden ürker mi tez ölen kimse? Çoktan mazhar oldum ben hak nefese, Bu demi sürerken ecel gelirse, İşimi bırakıp kaçamam hocam. Şarabı men etme, o değil hüner, Âşıkım bâdesiz pek başım döner, Gönlümde muhabbet ateşi söner, Özrüm var, sade su içemem hocam. Nâr-ı cehennemi önüme serme, Günahımı döküp kaygular verme, Kitapta yerini bana gösterme, Ben pek o yazıyı seçemem hocam. Feylesof Rıza'yım dinsiz anlama, Dini ben öğrettim kendi babama, Her ipte oynadım cambazım amma, Sırat köprüsünü geçemem hocam. Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI   FARUK CİMOK - TEŞVİKİYE CAMİİ AVLUSUNDA GÜVERCİNLER/2001 Tual üzerine yağlıboya ... Devamı

Fıkra: Filler

2012-05-22 00:31:12
Fıkra: Filler |  görsel 1

   En akılda kalan fıkralar cinsel fıkralar. Hadi bir de öyle bir örnek verelim. Fıkra: Filler Annenin biri, küçük kızını “hayvanat bahçesi”ne götürmüş. Fillerin kafesi önüne geldiklerinde, erkek bir fil“ereksiyon” durumundaymış. Küçük kız annesine: -Filin şu sarkan şeyi ne, diye sormuş. Annesi de: -Filin hortumu, demiş. -Hayır, onu değil, arka bacaklarının altından sarkanı soruyorum. Anne, ne yanıt vereceğini şaşırmış küçük kızına: -O mu, demiş; hiçbir şey değil. O sırada kafesin önünde bulunan gençten bir adam da, annenin yanıtını duyunca, kadına dönmüş: -O da hiçbir şey değilse, demiş; gönlünüzün istediğini hiçbir zaman bulamayacaksınız.   Yetenek sizsiniz İsveç http://www.youtube.com/watch?v=ktvG-_PuJZQ        Devamı

Aşk, sevgi sözleri...

2012-05-20 00:35:28

                 ... Devamı

Yoncanın dört yaprağı...

2012-05-19 00:22:02
Yoncanın dört yaprağı... |  görsel 1

Havva annemiz elinde dört yapraklı yoncayla dolaşırmış. Yapraklardan biri “iman”, biri “ümit”, biri “aşk” ve diğeri de “şans” mış.    Dört yapraklı yonca bütün kültürlerde iyi şansın sembolü olarak kabul edilir. Hıristiyanlık inanışında Havva’nın cennet bahçesinde elinde dört yapraklı yonca ile dolaştığı kabul edilir. Yoncaya çok daha eski kültürlerin batıl inançlarında da rastlanıyor. İrlanda efsanelerinden ve Sezar zamanından kalma yazılardan bu inanışın kökeninin İngiltere’ye, Galler’de yaşayan Keltler’e kadar uzandığı anlaşılıyor. Bu toplumda Druid adı verilen bir grup, Güneş’e tapıyor ve ayinlerini yılda birkaç kez, Galler’in sık meşe ormanlarında toplanarak yapıyorlardı. Bu sırada kişiler arasındaki anlaşmazlıkları da sorgulayarak çözüm yolları buluyorlar, ölümcül derecede hasta olanlar ve çıkması beklenen bir savaşta ölüm tehlikesi ile karşılaşacak olanlar için insan kurban ediyorlardı. Druid rahipleri her ne kadar kurban olarak daha önce suç işlemiş olanları tercih etseler de arada masum insanların da sazdan yapılmış büyük kafeslere konularak ateşe verildiği oluyordu. Dini bakımdan kurban edilen kişinin ruhunun bozuk ahlâklı olduğuna ve ölümden sonra yeni doğacak bir bebeğe geçtiğine inanıyorlardı. Druidler ayrıca ökseotunun aile içinde uyumu sağladığına, dört yapraklı yoncanın ise kişiye çevresindeki bozuk ahlâklı ruhları, şeytanı ve cinleri görme yeteneği verdiğine, yoncanın sihirli gücü sayesinde şeytanın kovulabildiğine inanıyorlardı. Bu nedenle insanları kurban etmeden önce ökseotu filizleri topluyorlar, yerlerde dört yapraklı yoncaları arıyorlardı. Yani inanışın kökeninde dört y... Devamı

Ah Mine'l - Aşk...

2011-06-17 13:19:00

  Benim Adım Aşk - Cemal SAFİ   Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim! Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim. Kimsesizim hısmım da yok hasmım da... Görünmezim cismim de yok resmim de.. Dil üzmezim tek hece var ismimde, Barınağım gönül denen yer benim. Bülbül benim lîsanımla ötüştü, Bir gül için can evinden tutuştu, Yüreğine toroslardan çığ düştü, Yangınımı söndürmedi kar benim. Niceler sultandı, kraldı, şahtı; Benimle değişti talihi bahtı; Yerle bir eyledim tâc ile tahtı; Akıl almaz hünerlerim var benim. Kâmil iken cahil ettim alimi, Vahşi iken yahşi ettim zalimi, Yavuz iken zebun ettim Selim’i, Her oyunu bozan gizli zor benim. İlâhimle Mevlâna'yı döndürdüm, Yunusumla öfkeleri dindirdim, Günahımla çok ocaklar söndürdüm, Mevlâ’danım; hayır benim, şer benim. Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di; Hatrım için yüce dağlar delindi; Bilek gücüm Ferhat ile bilindi; Kuvvet benim, kudret benim, şer benim, Yeryüzünde ben ürettim veremi; Lokman hekim bulamadı çaremi; Aslı için kül eyledim Keremi; İbrahimin atıldığı kor benim. Benim adım AŞK! Cemal SAFİ                                                                AH MİNE'L - AŞK                &nb... Devamı

Kalp ve Göz

2011-05-27 12:16:00

                                            Göz gördü kalp neylesin...   "...İlk bakış, ancak yüz aynasına çarparsa aşka dönüşür. Çünkü sevgilinin başka hiçbir uzvu, hiçbir güzelliği onun yüzü kadar aşka kapı aralayamamaktadır..."                                                            Bütün aşk hikâyelerinin en unutulmaz ve heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz. Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit. Sevdalıdaki değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir ve sevdalının bütün biyografisi, bu ilk bakışın öncesi ve sonrasından ibarettir.           Bir ilk bakış kaderin kazaya dönüştüğü en kutlu demi yüklenmiştir. Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakışla başlar. Kılıcın kınından sıyrılması ya da okun yaydan fırlamasıdır bu. Sevgilinin yüzü kınında bir kılıç ya da sadakta bir yay gibidir; bakış onu kınından ve sadağından çıkarır. Kınından çıkan her kılıç ya da yaydan fırlayan her ok gibi artık o da öldürmeye yönelir. Sevdalının rûhî ve bedenî hayatında bir ihtilâlin, yeni bir dönemin başlangıcıdır bu. Sevda, sevdalını... Devamı

Ana gibi yâr olmaz sözü nereden geliyor..?

2011-05-10 17:36:00
Ana gibi yâr olmaz sözü nereden geliyor..? |  görsel 1

Ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz  /  Aney gibi yar olmaz Bağdat gibi diyar olmaz  Ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz sözünün orijinali “Aney gibi yar olmaz Bağdat gibi diyar olmaz" Aney Bağdat'ta bir uçurum. Büyük bir uçurum ve bu uçurumdan Bağdat'ı olduğu gibi görebilirsiniz. Uçurumdan bakınca gözlerinizin önündedir büyülü Bağdat şehri. Masallar diyarı Bağdat şehri...                                   İsiminin İran kökenli olduğu üzerinde bir hilaf olmamamsına rağmen, kesin bir bilgi de mevcut olmamakla beraber; isim Farsça Bag (Tanrı) ve dād (verilen) kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuş olup Tanrı'nın verdiği veya Tanrı hediyesi manâsına gelmekte. (Modern Farsçada) Başkaca bir önde gelen iddiaya göre Bağ (bahçe) ve dad (verilen) kelimeleri ile oluşup Verilen bahçe, Tanrı hediyesi Bahçe mânâsına gelmektedir. Bu isimler İslâm öncesi zamanlara ait olup net değildir. Bağdat'ta eski şark pazarlarından, cam ve selih binalara kadar her çeşit mimari yapı görülebilir. Şehrin eski manzarası değişmekle beraber, pek çok eski bina, kaldırım kahveleri, eski tarz minare ve camiler bugün de durmaktadır Kazımeyn'deki 19. yüzyıl yapısı altın kubbeli görkemli cami ile yüzü aşkın başka cami ve minare, şehrin mimari güzelliğine ayrı bir hava vermektedir. Kurşun Lahdin eritilmesinden dört yüzyıl kadar önce, Halife Mansur Hazretleri düşünde gökten kayan iki yıldız görmüş, meğerse bunlar Harut ve Marut adlı iki melekmiş. Ademoğullarının dünyada dön... Devamı