Bu yetenek sizi güldürecek

2012-05-30 19:09:58

Bu yetenek sizi güldürecek Devamı

Uçurtmayı Vurmasınlar

2012-05-16 23:53:49

      Uçurtmayı vurmasınlar Müdür bey karşısındaki üç kişiye talimatını verir: - Topla şu bölücü kitapları ve sayfalarını yırt, sonra da yakmaya götür. Sen de git bakalım sayfalar yırtılıp yakılacak mı? Sen de git sayfaların yakılıp yakılmayacağına bakılacak mı, bak d a gel. Bir süre sonra gelirler… 1. kişi: - Efendim sayfalar yırtılıp, yakılmıştır. 2. kişi: Efendim sayfaların yırtılıp, yakıldığına bakılmıştır. 3. kişi: - Efendim sayfaların yakılıp, yakılmadığına bakana bakılmıştır. *** - Bak uçağa Barış, bizim için gün batımını yakalıyor. - Gün batımı nasıl olur İnci? - Bak kuşların kanatlarına, güneş sana el sallıyor. Her akşam kuşlarla birlikte uykuya yatar güneş. Gün batımını göremeyenlere kuşların kanatlarıyla el sallar. Biz de el sallayalım.   Tunç BAŞARAN “Uçurtmayı Vurmasınlar”   Feyzi HEPŞENKAL'ın köşe yazısından alıntı ... Devamı

Yasaklı Kitaplar - Çizgilerle Nazım Hikmet

2011-05-23 12:01:00

                         Çizgilerle Nazım Hikmet    Çizgilerle Nazım Hikmet   Nazi Almanyası’ndaki gibi yaktılar Türk tiyatrosunun iki değerli ismi, iki kadim dost… Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel, 1978’de özene bezene bir Nazım Hikmet kitabı hazırlarlar: “Çizgilerle Nazım Hikmet”. Yazılarda Gezen’in, çizgilerde Dinçle’in imzası vardır. Müjdat Gezen’in yurt dışında resimli bir kitap görmesiyle başlar bu proje. Yedi ay sürmüştür Dinçel’in çizimleri hazırlaması. Çünkü teknoloji yetersizdir, el emeği göz nuruyla çalışır. İlk beş yıl sorunsuz geçer. Ama… 12 Eylül sonrasında hiçbir şey eskisi gibi değildir artık. 1983’te, sıkıyönetim dönemimde takdir edilecek yerde açılan davayla karşılaşırlar. Suçları komünizm propagandası yapmak ve hükümetin manevi şahsiyetini tahkir etmektir; 1980 sonrasında ünlü 141 ve 159. Maddelerden 21 yıla kadar hapis cezasıyla tutuklu olarak yargılanırlar. Kitaplar ise toplatılıp yakılır.   Gezen ve Dinçel’e pranga   İlk duruşmada beraat ettilerse de, o dönem  Müjdat Gezen’in hafızasına  “hırsızlar, uyuşturucu satıcıları ve belki katillerin arasında ayaklarında prangalarla Savaş Dinçel ile mahkeme sırası bekledikleri an” olarak kazınır. Duruşmanın tarihi de ilâhi bir tesadüf taşıyordu: 3 Haziran 1983, yani Nazım Hikmet’in 20. ölüm yıldönümü. Mahkemeye birbirlerine kelepçelenerek getirilmişlerdir. Ola ki ‘itibarlar’ zedelenecektir. Gezen ve Dinçel dimdik ve kelepçeler... Devamı