Islak Sokaklar Mevsimindeyiz Artık

                                                        

                                                          

Islak Sokaklar Mevsimindeyiz Artk

Islak sokaklar mevsimindeyiz artık…
Bu kalabalık
şehre hüzün yağar bu zamanlar…
Yalnızlık ya
ğar caddelerine…
Darmada
ğın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar…
Kahveleri bile dert yüklenir…
Çayları daha bir demli…

Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır…

Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin…

Her adımın yalnızlığa uzanır…
Yine de hızlı adımlar atılır, ko
şulur bu sokaklarda…
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buru
şturarak,
Herkes kendi hikâyesini en acıklı sanır…

 

  Abdullah ÖZDOĞAN                           

  

        

 

            

                                   

                                           

 

   Islak sokaklar mevsimindeyiz artık…
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar…
Yalnızlık ya
ğ
ar caddelerine…
Darmada
ğın saçlar, ıslanmış
yüzler hep yere bakar…
Kahveleri bile dert yüklenir…
Çayları daha bir demli…
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalı
ş
ılır…
Her adımın yalnızlı
ğ
a uzanır….
Yine de hızlı adımlar atılır, ko
ş
ulur bu sokaklarda…
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buru
ş
turarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır…

Kendisi koca bir yalanken gerçe
ği arar bu ş
ehir…
Sokakları gibi evleri de acı doludur, gözya
şları taş
ar pencerelerinden…
Geceleri gerçeklerini saklar da, her gün ba
ş
ka bir maske takar insanları…
Hayatları vardır anlattıkları, bir de tek ba
şına kalınca yaş
adıkları…
A
şkları bir damla gözyaşında boğulur bu ş
ehrin…
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmedi
ğ
i zamanlara…
Onun için kimse üzülmez gidenlere, ve acır geride kalanlara…

Herken kendi türküsünü söyler bu
şehirde, sadece kendi acısına ağ
lar…
Herkesin tiyatrosudur bu
ş
ehir, herkesin en yalandan sahnesi…
Ve onun için bulunmayı bekler bu
ş
ehrin denizlerinde incilerin en sahtesi…
Yine de yalan oldu
ğunu bile-bile her gün aynı oyunu oynar bu ş
ehrin insanları…
Herkes kendi hikâyesini acıklı sansa da her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları…

Bu
ş
ehir en çok sevenini aldatır.
En çok sevenini üzer hiç acımadan…
Sokaklarında gezmek de bir sava
ş
tır, burada hayatta kalmak da…
Ve çok zordur buna ra
ğ
men ayrı kalmakta…
Nefret etmek çok kolaydır bu
ş
ehirden..
Küfür etmek çok kolay…
Yine de ayrılamaz aldattıklar, ayrı kalamaz…
Her gidi
şinde dönüş
ü özler, onsuz kalamaz…

Bu
ş
ehrin sokakları hüzün doludur, acı doludur her zaman…
Her bir kö
ş
esinde bir hikâye gizlenir…
Bo
ş sokaklarında gece yarısı masallar anlatır bu ş
ehir…
Bir kez göreni yüz kez aldatır…
Onun için adımlar hep hızlı atılır, ko
şulur bu ş
ehrin sokaklarında…
Çektirdi
ği onca acıya rağmen her zaman bir baş
kadır…
Her zaman ilktir, tektir ve sondur bu
ş
ehir…
Ve en kalabalık caddesi görünmeyen acılardan bir nehir…

Yine de hızlı adımlar atılır, ko
ş
ulur bu sokaklarda…
Herkes kendi türküsünü söyler kimseyi umursamadan
Herkes her gün insanlı
ğ
ından bin defa utanır…
Abdullah ÖZDOĞAN

Yorum Yaz